Yeni Düzende Bizler Nerelere Gidiyoruz ?

Geleceği Okumak Yerine, Gelin biz Süreci Yönetmeye çalışalım. 

Bugün bilim adamı ile sohbet ederken geçmişteki krizlere oranla ‘’Bu sefer geçmişteki gibi değil, bu farklı’’ her seferinde ‘’kriz daha önceki karşılaşılan tüm krizlerden çok farklı’’ diyoruz merakla bekleyip gerçekleşip bitmesini, geçmesini değil mi?

En ağır geçirilen krizlerden bir tanesi sanırım 2008 krizi sonrasında “Bu Seferde Çok Farklı” diye kuvvetli muhtemel yine konuşmuşuzdur. O zaman o günlere kadar gerçekleşmiş ekonomik krizler incelenmiş ve COVID-19 öncesi geçmişte yaşanan krizlerin birbirlerine çok benzer etkileri, sonuçları olduğunu görüyoruz.

’Bu sefer geçmişteki gibi değil, bu farklı’’

Globalde coğrafyalarda Aralık 2019, kimi ülkelerde 2020 son dört aydır yaşadığımız salgın tüm dünyayı neredeyse her konuda o kadar zor bir sınavdan geçirdi ki; süper güçler, ne askeri güç, insanlığı her açıdan o kadar zor bir duruma düşürdü ki hakkını vermek gerekirse herkese diz çöktürdü. “Bu Sefer Gerçekten mi Farklı mı diye sormalı mıyız? Gelen gideni aratırmış umarım en kötüsü ve sonuncusunun COVID ile bitmesini ümit ediyorum.

Yaşadığımız kriz, daha önce karşılaşılan tüm krizlerden çok ama çok özellikle sebebi dolayısı ile itibariyle çok farklı. Geçmişte savaş, petrol, ticaret savaşları, finans, döviz, devalüasyon, ambargolar, içinde bulunduğumuz sektörlere yansıyan tüm bu sıraladığımız krizlerin sonunda ön ek sonunda …… ‘’KRIZ’’ diye adlandırdık sonucunda neredeyse ezberlenmiş senaryolar ekonomik anlamda, daralmalar, gelir kayıpları, fakirleşen toplum, ülkeler, işsizlik, arz talep denklemi vs enflasyon vb sonuçları beraberinde ortak kümede ekonomiye, insanlığa yansıdı. Bedellerini efendi gibi paşa paşa ödedik.

Hepimiz önce kişisel deneyimlerimizden elde ettiğimiz hayatımızdaki değişimler başta olmak üzere birçok eski alışkanlıklarımızın kıymetini bu dönemde elbette çok daha iyi anladık ve sohbetini derin derin yaptık, yapıyoruz peki sonunda belirli bir kesim var ki kısa, orta vadeli ekonomik gerçekleri kendi görüşlerinde yorumlamaya başladılar. Evet, değerli dostlar, hepimizin ama herkesin tezi doğru.

Evet çünkü maalesef. Ne olacak bu sürecin sonunda ? diye birbirimize sorduğumuzda bakın neler ile karşılaşıyoruz. Çok değil, 17 Ocak tarihli kişisel web sitemde yayınlanan yazımda’ ’Enflasyon nedir ve nasıl ölçümlenir ‘’ https://www.selahattinyilmaz.com/notlar/ kendi metnimi artık kayda dahi almayın. Naçizane bizim ne haddimize ekonomi nedir ve ölçümleme yapılır sorusunu 2020 Haziran’da konuşabilmek! Sakın…

  • 2020 yılı bitti diyenler çoğunlukta
  • İkinci Dalga geliyor Eylül ve 2021’e sıçrar mı?
  • Birçok iş insanı 2021 içinde sözde hazırlıklarını yapıyorlar

Nelermiş bu hazırlıklar; bilgilerin birçoğunu çok uluslu bankalar- ticari sigorta şirketlerinin bilgileri ve tespitlerinden değerlendirdim. Riskleri ilk karşılayanlardan ilk iki sektör. Finans, Sigortacılık.

Finansman demişken tenzih ediyorum ama Title’lerin havalarda uçuştuğu firmalardan sözüm asaleten ya da vekaleten başta;

CFO’ların birçoğu kaçınılmaz ya terfi edecek ya da iş değiştirmek zorunda kalacaklar.

Şirketlerindeki Maliyet Yönetimini nasıl yönetecekler? Ticarette yıllardır iş ortakları tarafından yapılan suistimalleri nasıl karşılayacaklar?

Ticari uyuşmazlıklara hazırlar mı? Globalde öngörülen daralmalar karşısında öngörüleri nelerdir?

Bazı sektörler peşinen hemen bazıları ise sonrasında etkilenen sektörler var. Her sektörün kendi dinamikleri elbette var dolayısı ile her sektör değişik boyutta etkileniyor. Ekonomiden hep bahsediyoruz, peki ya sosyal olarak; kimisi normalleşmeyi oldu bitti diye anladı ve kaldıkları yerden devam edenler hassasiyet ile kendisini ve ailesini maksimum korumaya alan aileler, toplum? Büyük kısmımız ne zaman bitecek diye soruyoruz? Peki ala COVID-19 sonrasında global ekonomi, sosyo ekonomi, nasıl toparlanacak, insanların ruh sağlığı bozuldu.. Acaba neler yaşayacağız? Şimdiden ardımızda bıraktığınız, unuttuğumuz, kıymet bilip yeni hatırladığımız, bir dizi eksiklerimiz başladı bile?

Bu sefer ekonomi nedir diye sormaktan geçiyor? Aşağıdaki referanslara göre hadi büyük pencereden makro ekonomide sistemi okumaya çalışalım.

Yapılan araştırmalarda halk-kamuoyu araştırması yapan şirketler %85 Türkiye ekonomisinin yüksek derecede etkileneceğini, %15 çok önemli zarar vermeyeceğini belirtiyor. Yönetici sınıfında olanlar ise ülkenin %3 den fazla, diğer büyük bölümü ise %6 bir diğer grup ise hiç büyüme bekliyor. %35’lik kısım en az normalleşmek için 12 ay ya da daha fazla ihtiyacımız olduğunu düşünüyorlar. İlginç bir istatistik; aramızdaki %7’lik bir kısım Covid-19’un hiç etkilemediğini söylüyorlar.

Endüstriyel üretim, kimya, ilaç ve enerji sektörlerinin normal ya da en az hasarla atlatan sektörler olduklarını, Tekstil, turizm, tüketim, inşaat ve yiyecek – içecek sektörlerinde toparlanmanın 2021’i öngörülüyor. Önemlisi ise; ülkemizde virüs ekonomisinde %95’lik dilimin KOBİ olması çok ciddi tehlike arz etmektedir. Hassasiyet ile bankacılık, eğitim başta olmak üzere tüm çalışanlarını evden çalışması sisteminin geçtiğini bildiriyorlar.

Kimler krize hazırdı, peki bugün hala kriz başladımı, hazırlarmı, hazır olacaklar mı ?

Konsolide edilmiş rakamlarca Yurt içi satışların %24 düşüşte, maliyetlerin ortalama %22 arttığını, %24’ünün tahsilat kabiliyetlerini yitirdiklerini, %18 likidite sıkıntısı çektiğinin verileri yazılıp çiziliyor.

 

2020 sonunda yıllık ciroların %40 düşeceği tahmin ediliyor, %10’u düşüş beklemiyor, artış bekleyenler %1 dilimde. Yüzde 43’ü hükümetin açıkladığı paketlerde yüksek seviyede kullanılabilir ve faydalı buluyor. Kredi anapara ve faiz ödemelerini erteleme desteğini kullanabilir ve faydalı bulanların oranı yüzde %27. Ekonomik Kredi imkânlarının iyileştirilmesi, vergi alanında uzun dönemli erteleme ve borçların silinmesi, kapsama giren sektörlerin genişletilmesi, sektörel kalkınma paketleri, şirketlerin çalışan maliyetlerini azaltıcı ve kapsamı genişletilen istihdam destekleri ise takdir ile karşılandı.

’Bu sefer geçmişteki gibi değil, bu farklı’’

Salgın sürecinde şirket giderlerini fazlasıyla düşürmek durumunda kalan CFO’lar, daha önce hiç karşılaşmamış bir tablo ile hesaplaşmak üzere kolları sıvıyorlar. Hal böyle iken, COVID-19, daha önce yaşanan sıkıntılardan kaç kat daha büyük bir yer edinmiş kendisine.

 

Peki ala, kişisel tavsiyelerim;

İlk olarak şayet stratejik plan, bütçe, yol haritanızı planladıysanız ve birkaç defa kontrol ettiyseniz kararlı ve CESUR olun. Takımınızın planlarınızı benimsemesi şansı en yüksek olan stratejiler oluşturun.

Sizin hazır bir reçeteniz ve programınız var olduğu için kararlı olun. Şunu da göz ardı etmeyiniz. Risk yönetimi; yalnızca ölçümlenebilir riskleri alın.

Evet çok zor bir süreçteyiz ancak imkansız ile karşı karşıya değiliz. 2020-2021 yılında hayallerinizi bir tarafa park edin. Ayakta kalmak için en az zararla durumu göğüsleyin.

Sakın kendinizi koruyacaksınız diye müşterilerinizi, iş ortaklarınızı küstürmeyin. Müşterilerinize tedarikçi iseniz unutmayın büyük küçüğü elinden geldiği kadarı ile koruma altına almalıdır, kullandırmamalıdır.

Bu süreç gelecekte sizlere LOYAL müşteriler sağlayacaktır.

Operasyonlarınızı sadeleştirin. Stoklarınızı efektif ve kullanın ve yönetim. Unutmayın birçok atık ürünlerimiz yani sermeyeniz depo ve envanter yönetiminde.

Bütçenizi sıklıkla kontrol ediniz ve her departmanın bir diğer departmanın sorumlu olduğu bir bütçe yönetimi ile kontrol mekanizmanıza belkide hiçbir şey ifade etmeyeceğini düşünüyor olacaklardır ancak; diğer departman bir diğer departmanı ölçümlesin.

Diğer yandan; ülkemiz yada gelişmekte olan ülkelerdeki gibi uzun vadeli büyüme hedeflerinizi lütfen rafa kaldırınız. Yakın gelecek ve orta vade maksimum. Burada yakın gelecek demek içinde bulunduğumuz hafta +4 hafta daha demektir. Orta vadeli plan ise; içinde bulunduğumuz hafta +12 haftayı maksimum içermelidir.

Çalışanlarımızı, işten çıkarmak, izne göndermek, maaşlarından kesinti yapmak vs. çözüm değil. Tam aksine; çalışanlardan en verimsiz olduğunu düşündüğünüz bir kişi seçiniz. Sanal ortamda kişinin şirkete olan maliyetini hesaplayın. Tüm şirketteki ekibe bir görev verin. Sanal ortamdaki işine son verilecek olan sözde kişi için tüm ekip hepsi bir platformda bir arada olarak, maliyetleri düşürerek ilgili arkadaşımızın işine devam etmesini sağlayan bir proje geliştirin.

Bu ve buna benzer sanki strateji oyunu ama reel olan bir süreci uygulanması için sistem içinde hedefler verin.

Bu süreçte belkide daha önce hiç yapmadığımız gibi, aynı zamanda maliyet disiplinini şirketin kültürü haline getirmiş olacak ve gelecek içinde harekete geçme olarak değerlendire bilinir.

Diğer taraftan; işimizin majör bir kısmındaki mobil bir uygulamanın değişmesi gerekiyor ancak krizdeyiz diye karlı olacağınızı düşünmeyim; işin ana damarlarına harcanan her gider, gider değil, tam aksine yatırımdır.

KİLİT Nokta: Yukarıda satışlar, karlılıklar vb bir dizi istatistiki rakamlar açıkladım. Lütfen, tedarik zincirlerinizi baştan gözden geçiriniz. Bütün bu verilerdeki asıl hedef, COVID-19 ile paralel globalde, ülkemizde, sektörümüzde ve dolayısı ile şirketimizde şirketin satışlarının düşmesi ile paralelinde maliyetleri artırmadan işimizi devam ettirmektir.

Fark yaratmak;

Yeni jenerasyon ekonominin tanımı;

Bir bireyin alışkanlıkları, davranış biçimi, kendi seçtiği hayat kendi ekonomisini tanımlamaktadır. Dolayısı ile genellemede grup, kitle, bölge, ülke diye tanımlayabiliriz.

Değerli CFO, şirketin yada sektörün zora girdiğinde yeni stratejiler vs icat etmek yerine zor durumda fark yaratmak hazırlıklı olmak gerektirir.

Evet sonuç itibari ile COVID-19 a ek olarak acımasızca bir baskı içindeyiz. Umarım bir sonraki hayatın gerçekleri gereği karşılaşacağımız ve her zamankinden daha farklı diye adlandıracağımız bir sonraki kriz yönetimini COVID-20-21 her ne olacaksa çok daha kolay hale getirecektir.

Kurumsalda gelirlerimiz %40 oranında düşün bekliyorken, Bireyselde Gelirimizin %20 düşeceğini var sayıyoruz. Sizin gelir artışınız olmadan piyasalarda yeni banknotlardan yavaş yavaş hissedecek ve göreceksiniz ki; finans kuruluşları sizlere daha fazla kredi verme taraftarı olarak sunulacaktır. Bu sizin bireysel ekonominizdeki gelirler ile paralel ise sorun yok elbette kullanın, ancak geliriniz stabil ve hele ki düşmüş ise; tam aksine bir çıkmaza gireceksiniz”

Çok önemli bir durum açlık sınırının altında yaşayan bir aile birde %20 dahada geliri daralırsa, psikolojik olarak her türlü kendine ve sevdiklerine zarar vermesi kuvvetli muhtemeldir.

Kobiler ülke ekonomisinin en büyük sorunu. Nedir çaresi? Bir tane naçizane görüş bildirebilirim. Tedarikçiniz ile mevcut durumunuzu açıkça paylaşın ve iletişiminizi daha güçlü hale getiriniz.
Nakit akışınızı defalarca gözden geçiriniz. Hatta ek kötü senaryo ile öngörün. Ticarette talep arttı ve artmaya devam edecek. Peki satış yapalım mı? Elbette yapılacak ancak hiç beklemediğiniz firmalardan tahsilat yapamayacak duruma kadar geleceksiniz, üzgünüm. Hazırlıklı olun. Karşılık ayırmanız gereken tutar en az cironuzun %10’u kadar. Bu arada sanırım hazinedeki dövizimiz epey azaldı. FED SWAP anlaşmasını yalnızca 14 ülke ile yaptı; Türkiye’miz maalesef listede yok. Hemen aklımıza Katar geliyor; ancak onlarda listede yoklar. Sonu hayır olsun.

Sorunlara karşılık bir de anahtarlarını bulmaya çalışalım.

Lojistik için tampon bölgelerin derhal ulaşıma açılması lazım. Zira ihracatımızda gerileme başladı, hızla düşüş devam ediyor.

İlaç sektörü, hammadde, yarı mamul sorunu başlayacaktır. Maliyetlerin gerek ham madde yarı mamul gereksede verimsiz üretim ve yapıldığı için artacağı kaçınılmazdır.

Talep arttı fiyatlar elbette yükseldi ve yükselmeye devam edecek. Karlılığının artacağını aklınızdan dahi geçirmeyiniz.  Yukarıda belirtiğim karşılık ayıracağınız ödenmesi zor ya da ödenemeyecek satır tutar için ak akçelerinizi hazır bulundurun. 2020 ve 2021 yıllarında karlılığı hayal dahi etmek yasak. Kendini hem salgından he’mde ekonomik salgınından koru yeterli.

Ağustos ayında domatesi 12 TL’den satın alacağız gibi görülüyor. Şubat, Mart tarım sektörü durdu ve bekledi. Lüks ev dışı tüketim en az bir sene daha krizi yaşayacağı kesindir, yani dışarıda sushi yerine evinizde sarma yiyecek; San Sebastiyan kek yerine mozaik pasta yemeliyiz.

Evet geldik turizme. Yurt içi misafirlerden ümit yok gibi. Gelecek olan turistin kendisi yine COVID-19 sürecini aynı psikolojiyi yaşamış olarak gelecektir. Mevcut salgın, ikinci evre, vs derken ciddi daralma olacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak En çok KOBİ, turizm ve ulaşım etkileneceğini düşünüyor gerek salgın gereksede toparlanma ile salgın ümit ediyorum ki finans sektörüne sıçramaz.

’Bu sefer geçmişteki gibi değil, sanki bu farklı değil mi’’ ne dersiniz?

Sevgi ve Saygılarımla

Selahattin Yılmaz

Selahattin Yılmaz

Amacım siz değerli ziyaretçilerime bilgi birikimlerimi aktarmak ve yaptığım çalışmalar hakkında taze bilgiler vermek ve sonucunda düşüncelerinize ilham olabilmektir.

2 Yorum

  • alaaddin dedi ki:

    Merhabalar
    Bu yazılarınızı titizlikle takip ediyorum ve tebrik ediyorum sizi
    Lakin bu ülkedeki ekonomik veriler ne derecede doğru gösterilmekte olup bilmiyorum ve güvenemiyorum sanki bir yara var ve o yara ilaçla tedavi edilmek istenmeden biliniyordu o ameliyat olsana iyileşmiyecek gibi durmaktadır günümüzde is yoğunluğu parametreleri bir birini tutmuyor bu devirde ayakta kalmak için fuzuli stoktan bir an evvel kurtulmak ve surkuluyasyonu olan emtialara yönelmek ve olmazlarsa olmasi gereken tahsilatı gününde yapmaktır bunu becermek için direk tüketici portresini geliştirmek yüksek rakamlar yerine hayati gecindirebilecek bir sistem oluşturmanın gerekmektedir şahsi düşüncem bunu birkaç yila yayıp ayakta dursak ilerisi için tünelin ucunu görebiliriz yazınızı okurken hem düşündüm hem nasıl uygularım diye kendi kendime sorular sordum bazılarında çıkmaza girdim bazılarında parlak fikirlerle sahip oldum.şunu sormadan geçemeyecem iş yapmaktı yoksa yabancı paraya yatırım yapmakmi ikisinden birini tercih etseniz hangisini seçersiniz ve orta ölçekli bir esnafı düşünerek hangisi daha mantıklı olur.ben kendi adıma iş yatırımı düzenli ve daima sağlam müşteri ile nakit akışı sağlayan bir sistem yapmak isterim bu zamanda bizim gibi küçük esnaflar ya toplanan vazgeçecek yada parekendeden benim tercihim toptani kaldırmak olurdu velakin birden bire olmaz bunun için endişe bir zamanda uygulamak lazim ama zaman itibariyle en az hasarla bu günlerden geçersek ilerisi için daha sağlam bir oluşum var olacağına inanıyorum
    Sevgi ve saygılarımla

  • Funda dedi ki:

    Yazınızı çok beğendim.

Bir yanıt yaz