Merhaba, hakkınızı helal edin ancak başlık biraz dikkat çekmeli idi. Bu yüzden “Sen Ne İş Yaparsın?” diye başladım.

“Sen Ne İş Yaparsın?” aslında aşağıdaki tanımlara göre doğru sorgulama şekli, Siz hangisisiniz?

İşçi, Usta, Ustabaşı, Operatör, Uzman, Yönetici ya da Lider?

Birçok doktor tanıdık, arkadaş ve dostlarım var bana alınmasınlar, kendilerini şahsen ve gıyaben tüm doktorlarımızı tenzih ederek söylemeliyim ki; iyi bir yönetici olmanın reçetesini almak için doktor’a gitmeye gerek yok. Hatta bir adım ileriye gidelim doktor arkadaşlara da tavsiye netliğinde aşağıdaki metni okumalarını şiddet ile öneririm. Yardımcı olabilirsem ne mutlu.

Bir Amerikan fabrikasında bilanço çalışmasını yürüten uzmanlar, fabrika yöneticisinin aldığı ücretin yüksek olması sebebi ile yapılan çalışmayı izleme kararı almışlar. Her gün habersiz olarak fabrikaya gidip, müdürü izlemişler. Yönetici, elinde kahve ve ağzında purosu ile bomboş duran masasında oturup uzmanlarla sohbetini yapmış. Ve bu esnada birkaç telefon görüşmesinin dışında meşguliyeti olmamış.

Uzmanlar bu durumu yönetim kuruluna “Yönetici ile geçirdikleri zaman içinde hiçbir iş yapmadığını, aldığı ücretin gereksiz olduğunu, bu ücretin çok aşağısında bir rakam ile çalışabileceğini” rapor etmeleri üzerine yönetici bu düşüşü kabul etmeyip istifa etmiştir. Belirlenen yeni ücreti kabul edenlerin arasından yeni bir yönetici seçilerek iş devri yapılmış. Uzmanlar yeni yöneticiyi ziyarete gittiklerinde ter içinde, bir telefon ve bir evrak ile uğraştığını görmüşler. Doğru düzgün konuşma şansları bile olmamış, yeni yöneticinin meşguliyetinden. “Canla başla çalışan bir yönetici olduğu sürece işlerin düzelmemesi için sebep yoktur, zamanla bekleyelim demişler.” Ancak geçen 1 yıllık süreç içinde yeni yönetici işleri yetiştiremediği gibi her yıl kar yapan fabrika zarar ile kapatmıştır. Uzmanlar bu durumun karşısındaki şaşkınlık ile yeniden incelemeye girmişler. Fabrikayı dolaşırken yöneticiyi odasında görememişler. Üretim sahasında kollarını sıvamış, makine tamiri ile uğraşırken ustabaşı ve işçiler de yanında onu izliyormuş. Ve ustabaşı ile yaptıkları görüşmede ‘’Eski yöneticimiz ayrıntı ile uğraşmaz, geleceğe dair planlar yapar, işleri bize bırakırdı. Çözemediğimiz problemler karşısında kendisine başvururduk ve sorunumuzu çözerdi. Purosunu içer, bizimle şakalaşır ve hep gülümserdi. Yeni yöneticimizde dürüst, hatta eskisinden daha çalışkan, iyi niyetli. Ama bize güvenmediği için her işin onunla yapılmasını istiyor. Yani ustabaşı o oluyor, bizde boşta kalıyoruz. Bu yüzden de yöneticinin koltuğu boş kalıyor.” yorumunu almışlar. Bunun üzerine eski yönetici %50 zam ile tekrar görevi başına davet edilmiş.

Kim bilir belki de bu durumu İnsan Mühendisliği diye adlandırabiliriz. Arkadan önderlik edin. Bırakın diğerleri önde olduklarını sansınlar.

Sevgiler

Selahattin Yılmaz

Selahattin Yılmaz

Amacım siz değerli ziyaretçilerime bilgi birikimlerimi aktarmak ve yaptığım çalışmalar hakkında taze bilgiler vermek ve sonucunda düşüncelerinize ilham olabilmektir.

Bir yanıt yaz